﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gazete Dünyası</title>
	<atom:link href="http://www.gazetedunyasi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gazetedunyasi.com</link>
	<description>Günlük arşivli gazete manşetleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 23:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Öksürük tipleri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk-tipleri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk-tipleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 23:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15996</guid>
		<description><![CDATA[Başlıca iki tip öksürük vardır: • Kuru öksürük: Öksürük sesi yalnızca ses tellerinin titreşimiyle oluşur. Hasta balgam çıkarmaz. Bu tip öksürük genellikle şu durumlarda görülür: 1) Balgam oluşturmayan gırtlak, soluk borusu ve bronş iltihaplannda; 2) plörezi gibi akciğer zan hastalıklannda. Veremin başlangıç döneminde görülen &#8220;kesik öksürük&#8221; de bir tür kuru öksürüktür. • Balgamlı öksürük: Ses [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlıca iki tip öksürük vardır:</strong></p>
<p>•	<strong>Kuru öksürük</strong>: Öksürük sesi yalnızca ses tellerinin titreşimiyle oluşur. Hasta balgam çıkarmaz. Bu tip öksürük genellikle şu durumlarda görülür: </p>
<p>1) Balgam oluşturmayan gırtlak, soluk borusu ve bronş iltihaplannda; 2) plörezi gibi akciğer zan hastalıklannda.<br />
<em>Veremin başlangıç döneminde görülen &#8220;kesik öksürük&#8221; de bir tür kuru öksürüktür.</em><br />
•	<strong>Balgamlı öksürük</strong>: Ses tellerinin gerilmesiyle ortaya çıkan sese balgam parçacıklannın solunum yollan boyunca hareketiyle oluşan sesler de eklenir. Değişik miktarlarda da olsa balgam her zaman vardır, ama hastanın küçük çocuk,<strong><br />
yaşlı vb olması gibi durumlarda öksürükle dışan çıkanlamaz, yutularak mideye gider.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk-tipleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öksürük</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15994</guid>
		<description><![CDATA[Öksürük solunum yolu hastalıklarında en sık görülen belirti- lerden biridir. Solunum yollanna giren yabancı cisimleri ya da içeride oluşan bronş salgısı, balgam, kan gibi patolojik maddeleri dışarı atmaya yönelik bir refleks biçiminde ortaya çıkar. Şiddetli bir soluk vermeyle birlikte gırtlağın kapanmasını sağlayan ses tellerinin kasılmasından oluşur. Göğüs kaslarının bu sıradaki ani kasılmasına kann kasları da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öksürük solunum yolu hastalıklarında en sık görülen belirti- lerden biridir. Solunum yollanna giren yabancı cisimleri ya  da içeride oluşan bronş salgısı, balgam, kan gibi patolojik maddeleri dışarı atmaya yönelik bir refleks biçiminde ortaya çıkar. Şiddetli bir soluk vermeyle birlikte gırtlağın kapanmasını sağlayan ses tellerinin kasılmasından oluşur. <em>Göğüs kaslarının bu sıradaki ani kasılmasına kann kasları da eşlik eder</em>. Soluk borusunun içindeki basıncın yükselmesi gırtlağı açılmaya zorlar ve zorlanan gırtlaktaki ses tellerinin titreşimi tipik öksürük sesinin çıkmasına yol açar.</p>
<p>Öksürük solunum yollannın herhangi bir bölümünün uyanlmasıyla gelişen bir refleks değildir. Örneğin, akciğer hava keseciklerinin (alveol) duvan uyarüdığında insan öksürmez. Öksürük öncelikle gırtlak, soluk borusu ve bronşlann bir bölümünden kaynaklanır.</p>
<p>Zatürree gibi bir akciğer hastalığında balgam bronşlara ulaşmadıkça öksürük görülmez. Akciğer zarı (plevra) hastalıklarında, örneğin plöre-zideyse inatçı bir öksürük vardır. <strong>Solunum yollarında gerçek bir hasta-lık olmadan da histeri ve ruhsal gerginliğe bağlı, sinirsel öksürük görülebilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/oksuruk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ödem nedenleri ve tedavisi</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/odem-nedenleri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/odem-nedenleri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15992</guid>
		<description><![CDATA[Anjiyonörotik ödem kan damarlannın geçirgenliğinde ani bir değişiklikten kaynaklanır. Buna bağlı olarak yumuşak Sporcularda hızla sıvı birikir ve deri ödemi ortaya çıkar. Alerjik kökenli anjiyonörotik ödemin nedeni bazı besinlere ve aspirin ya da penisilin gibi bir ilaca karşı aşırı duyarlılıktır. Kalıtımsal anjiyonörotik ödem ise bağışıklık sistemindek bozukluğa bağlıdır; pıhtılaşmada etkili bir madde olan kallikreini etkisiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anjiyonörotik ödem kan damarlannın geçirgenliğinde ani bir değişiklikten kaynaklanır. Buna bağlı olarak yumuşak<br />
Sporcularda hızla sıvı birikir ve deri ödemi ortaya çıkar</strong>. </p>
<p>Alerjik kökenli anjiyonörotik ödemin nedeni bazı besinlere ve aspirin ya da penisilin gibi bir ilaca karşı aşırı duyarlılıktır. Kalıtımsal anjiyonörotik ödem ise bağışıklık sistemindek bozukluğa bağlıdır; pıhtılaşmada etkili bir madde olan kallikreini etkisiz hale getiren ve bağışıklık yamtmda rol oynayan kompleman sisteminin birinci proteinini (Cl) ketleyici bir proteinin doğuştan bulunmadığı durumda ortaya çıkar.</p>
<p><strong><br />
Tedavide ürtiker tedavisine benzer bir yöntem izlenir. Öncelikle anjiyonörotik ödeme yol açan etkenler ortadan ialdınlmaya çalışılır. Belirtileri yok etmek için kaşıntıyı gideren (antihistaminik) ve kortizonlu ilaçlar kullanılır.<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/odem-nedenleri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ödem belirtileri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/odem-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/odem-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:55:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15990</guid>
		<description><![CDATA[Anjiyonörotik ödem, anjiyo ödem, Quincke ödemi ve dev ürti-ker adlanyla da tanınır. Bu tür ödem bazı kişilerde, özellikle de erkeklerde birkaç dakika içinde ortaya çıkabilir. Deride yuvarlak, geniş bir şişlik belirir. Bu bölge çevresindeki sağlıklı dokudan yüksek ve biraz daha serttir. Genellikle gözkapakları, dış üreme organla-rı, dudaklar ya da ağız içi mukozası ve dil gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anjiyonörotik ödem, anjiyo ödem, Quincke ödemi ve dev ürti-ker adlanyla da tanınır. Bu tür ödem bazı kişilerde, özellikle de erkeklerde birkaç dakika içinde ortaya çıkabilir.</strong> Deride yuvarlak, geniş bir şişlik belirir. Bu bölge çevresindeki sağlıklı dokudan yüksek ve biraz daha serttir. Genellikle gözkapakları, dış üreme organla-rı, dudaklar ya da ağız içi mukozası ve dil gibi yumuşak dokularda yer alır. Hasta önce bir gerginlik ve kaşıntı hisseder. Daha sonra belirtilen bölgelerdeki deride şişkinliklerin ortaya çıktığını fark eder. Hastalık ge-nellikle gece başlar. İlk belirtileri sıkıntı verirse de dayanılmaz boyutlara varmadığından hasta ancak sabahleyin durumu anlar. Bazen hastalı-ğa nefes darlığıyla birlikte astım, iltihaplı burun akıntısı, bulantı ve kusma gibi mide bağırsak bozukluklan da eşlik eder. Belirtiler birkaç saat ya da birkaç gün sonra kaybolur. </p>
<p>Ama bir süre sonra yeniden orta-ya çıkar ve bazen mevsimlere bağlı olarak yineler. Anjiyonörotik ödem bazen glottiste, yani gırtlakta ses telleri ve bunlann arasındaki bölgeyi kapsayan organda ortaya çıkar. Solumayı engelleyerek ani ve tehlikeli boğulma nöbetlerine yol açar. Bu durumda tıkanarak birkaç saniyede <em>moraran hasta ancak birkaç dakika içinde yapılacak trakeotomi (soluk borusunun delinmesi) ile kurtarılabilir.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/odem-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mevsimler nasıl oluşur</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/mevsimler-nasil-olusur.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/mevsimler-nasil-olusur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 17:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15988</guid>
		<description><![CDATA[Mevsimler nasıl oluşur? Mevsimlerin oluşması hakkında, Mevsimler hakkında bilgi. Mevsimlerin Oluşumu Mevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mev-simlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimler nasıl oluşur? Mevsimlerin oluşması hakkında, Mevsimler hakkında bilgi.<br />
Mevsimlerin Oluşumu</p>
<p>Mevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mev-simlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı yaşanırken diğeri de ilkbahar yaşanır.</p>
<p>Dünya’nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler mevsim başlangıcı olduğu için Gündönümü adı da verilir. 21 Mart ve 23 Eylül Ekinoks tarihleri 21 Aralık ve 21 Haziran Solstis tarihleridir.</p>
<p>Eğer eksen eğikliği olmasaydı Dünya güneş etrafında do-lanırken güneş ışınlarının yere düşme açısı değişmeyecek sıcaklık değişimleri gerçekleşmeyecek böylece mevsimler de oluşmayacaktı.</p>
<p>Gündönüm (solstis) tarihleri gündüz sürelerinin uzamaya veya kısalmaya döndüğü tarihlerdir. Ekinoks tarihleri ise güneş ışınlarının ekvatora dik düştüğü ve bütün dünyada gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir.</p>
<p>21 MART (İLKBAHAR EKİNOKSU)</p>
<p>Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.</p>
<p>1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer.<br />
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.<br />
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş doğmaya; GKN’nda güneş batmaya başlar.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar Güney Yarım Küre’de sonbahar başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.<br />
6. Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelerden; Güney Yarım Küre’de geceler gündüzlerden daha uzun olur.<br />
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup aynı anda batar.<br />
8. Gölge boyu ekvatorda 0 Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.</p>
<p>21 HAZİRAN (YAZ SOLSTİSİ)</p>
<p>Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle KYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik gelir.</p>
<p>1. Güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik düşer.<br />
2. Ekvatordan güneye gidildikçe geceler uzar gündüzler kısalır.<br />
3. Ekvatordan kuzeye gidildikçe gündüzler uzar geceler kısalır.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de yaz Güney Yarım Küre’de kış başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.<br />
6. Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken Güney Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.<br />
7. Güneş KYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek GYK’nde en alçak konumuna gelir.<br />
8. Gölge boyu KYK’nde en kısa GYK’nde en uzun durumdadır.<br />
9. KYK’de en uzun gündüz en kısa gece; GYK’de en kısa gündüz en uzun gece yaşanır.<br />
10. Bu tarihten sonra KYK’de gündüzler kısalmaya geceler uzamaya; GYK’de gündüzler uzamaya geceler kısalmaya başlar.<br />
11. Bu tarihten sonra KYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; GYK’de büyümeye başlar.</p>
<p>23 EYLÜL (SONBAHAR EKİNOKSU)</p>
<p>Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.</p>
<p>1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer.<br />
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.<br />
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş batmaya; GKN’nda güneş doğmaya başlar.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de sonbahar Güney Yarım Küre’de ilkbahar başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.<br />
6. Kuzey Yarım Küre’de geceler gündüzlerden; Güney Yarım Küre’de gündüzler gecelerden daha uzun olur.<br />
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup aynı anda batar.<br />
8. Gölge boyu ekvatorda 0 Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.</p>
<p>21 ARALIK (KIŞ SOLSTİSİ)</p>
<p>Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle GYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik gelir.</p>
<p>1. Güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer.<br />
2. Ekvatordan kuzeye gidildikçe geceler uzar gündüzler kısalır.<br />
3. Ekvatordan güneye gidildikçe gündüzler uzar geceler kısalır.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de kış Güney Yarım Küre’de yaz başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.<br />
6. Güney Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.<br />
7. Güneş GYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek KYK’nde en alçak konumuna gelir.<br />
8. Gölge boyu GYK’nde en kısa KYK’nde en uzun durumdadır.<br />
9. GYK’de en uzun gündüz en kısa gece; KYK’de en kısa gündüz en uzun gece yaşanır.<br />
10. Bu tarihten sonra GYK’de gündüzler kısalmaya geceler uzamaya; KYK’de gündüzler uzamaya geceler kısalmaya başlar.<br />
11. Bu tarihten sonra GYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; KYK’de büyümeye başlar.</p>
<p>NOT 1: 21 Mart-23 Eylül tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gündüz Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gece yaşanır. 21 Eylül-Mart23 tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gece Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gündüz yaşanır.</p>
<p>NOT 2: Güneş ışınları dönenceler arasındaki her noktaya yıl içerisinde iki defa dik düşerken dönencelere bir defa dik düşer.</p>
<p>Güneş Işınlarının Geliş Açısının Hesaplanması:</p>
<p>1. Güneş ışınlarının hangi enleme dik düştüğü bilinecek.<br />
2. Düşme açısı sorulan yerin enlemi ile güneş ışınlarının dik düştüğü nokta arasındaki enlem farkı bulunacak.<br />
3. Bulunan enlem farkı 90° den çıkarılacak.</p>
<p>Örnek: Güney Yarım Küre’de gündüzlerin kısalmaya başladığı tarihte Türkiye’nin en kuzeyine güneş ışınları kaç derecelik açı ile düşer.</p>
<p>Çözüm: Bu tarih 21 Aralıktır ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer.</p>
<p>42 + 23 = 65 ? 90 – 65 = 25<br />
21 Aralık tarihinde Türkiye’nin en kuzeyi olan 42° kuzey enlemine güneş ışınları 25° lik bir açıyla düşerler.</p>
<p>Gece – Gündüz Durumu:</p>
<p>1. Eğer Dünya’nın günlük hareketi olmasa sürekli bir yüzünde gündüz bir yüzünde gece yaşanırdı.</p>
<p>2. Dünya’nın yıllık hareketi ve eksen eğikliği nedeniyle gece gündüz sürekli uzayıp kısalır.<br />
? Ekvatorda yıl boyunca 12 saat gece 12 saat gündüz yaşanır.<br />
? Türkiye’de gece gündüz arasındaki fark 16 saate 8 saat olarak yazla kış arasında değişir.<br />
? 66° 33’ enleminde 24 saat gece ve 24 saat gündüz yaşanır.<br />
? 90° enleminde ise 6 ay gece ve 6 ay gündüz yaşanır.</p>
<p>3. Dünya’nın eksen eğikliği olmasaydı sürekli 12 sat gece 12 saat gündüz yaşanırdı..</p>
<p>4. 21 Aralıkta Kuzey Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler kısalır Güney Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler uzar. 21 Haziran tarihinde ise tam tersi yaşanır.</p>
<p>5. Dünya’nın dönüş hızının kutuplara doğru gittikçe yavaşlamasından dolayı Güneş’in doğma ve batma süreleri kutuplara doğru gittikçe uzar.<br />
bir yil nasil olusur, gece ve gunduz nasil olusur, gun ay ve yil nasil olusur, gunler aylar nasil olusur, mevsimler nasil meydana gelir, mevsimler nasil olusur, yil nasil olusur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/mevsimler-nasil-olusur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>en güzel doğum günü mesajları 2012</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/en-guzel-dogum-gunu-mesajlari-2012.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/en-guzel-dogum-gunu-mesajlari-2012.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 17:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15986</guid>
		<description><![CDATA[160 kısa karaktere neler sığdırabilirim diye düşünüyorum ancak aklıma mutlu bir yaş ve sevgi dolu nice yıllar dilemekten başka bir şey gelmiyor. Seni seviyorum. Bugün belki de çok kişiden doğumgünü mesajı alacaksın ancak şu an okuduğunen farklısı çünkü tümüyle sevgiyle yazılmış bir mesaj. İyi ki varsın… Arkadaşlar yıldızlar gibidir onları her zaman göremezsin ama senin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>160 kısa karaktere neler sığdırabilirim diye düşünüyorum ancak aklıma mutlu bir yaş ve sevgi dolu nice yıllar dilemekten başka bir şey gelmiyor. Seni seviyorum.</p>
<p>Bugün belki de çok kişiden doğumgünü mesajı alacaksın ancak şu an okuduğunen farklısı çünkü tümüyle sevgiyle yazılmış bir mesaj. İyi ki varsın…</p>
<p>Arkadaşlar yıldızlar gibidir onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Doğumgünün kutlu olsun…</p>
<p>Yeni yaşın dilediğin tüm güzellikleri beklemediğin sürprizlerle getirsin. MUTLU YILLAR!</p>
<p>Her mum hayatının ışığıdır pastandaki mumlar çoğaldıkça yaşamın daha çok aydınlanacaktır. Yeni ışığın KUTLU OLSUN.</p>
<p>Yılların sormadığı yolların yortmadığı dostların unutmadığı bir ömür için bu doğum günün bir başlangıç olsun Yeni yaşın KUTLU OLSUN.</p>
<p>Pastanın etrafında sevdiklerin kalbinin etrafında sevgilerin senin etrafında hayallerin olsun doğum günün KUTLU OLSUN.</p>
<p>Yeni bir yaşın önce sağlık sonra dilediğin tüm mutlulukları getirsin! NiCE YILLARA…</p>
<p>Farkında mısın biraz daha yaşlandın ama olsun sen tanıdığım en tatlı ihtiyarsın</p>
<p>Dedim diyorum ve sonsuza dek diyeceğim: İyi ki doğmuşsun iyi ki varsın! MUTLU YILLAR</p>
<p>Canım arkadaşım iyi ki doğdun. Sağlık başarı aşk mutluluk kısacası hakettiğin her şey yeni yaşında seninle olsun!</p>
<p>Saatlerdir parlak bir fikir arıyorum sana hoş bir mesaj yollayabilmek pırıl pırıl bir yaşam dileyebilmek için. Doğum günün KUTLU OLSUN!</p>
<p>Gelemedik ama unutmadık da; Doğum günün KUTLU OLSUN Tüm güzellikler seni bulsun! NiCE YILLARA…</p>
<p>Sağlık başarı mutluluk aşk seninle olsun sende hep benimle ol! MUTLU YILLAR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/en-guzel-dogum-gunu-mesajlari-2012.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bile bile yandı yüreğim sözleri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/bile-bile-yandi-yuregim-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/bile-bile-yandi-yuregim-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 16:22:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15984</guid>
		<description><![CDATA[Kaç kere sustum aşkı güz yapanlara Varamadığım sual edip derdi soranlara Bin dert yükledim aşikar duvarlara Ağlayamadım sevdayı oyun sananlara Nefesimde yaşattım isminin adına Hissetmeden yalandan haykıranlara Rengini göremedim son bakışlarda Kokuna sarıldı gitti Şimdi rüzgarlarda Bile bile yandı yüreğim Yana yana söndü yüreğim Benim sonum senle bilirim Unutamadım seni]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaç kere sustum aşkı güz yapanlara<br />
Varamadığım sual edip derdi soranlara<br />
Bin dert yükledim aşikar duvarlara<br />
Ağlayamadım sevdayı oyun sananlara</p>
<p>Nefesimde yaşattım isminin adına<br />
Hissetmeden yalandan haykıranlara<br />
Rengini göremedim son bakışlarda<br />
Kokuna sarıldı gitti<br />
Şimdi rüzgarlarda</p>
<p>Bile bile yandı yüreğim<br />
Yana yana söndü yüreğim<br />
Benim sonum senle bilirim<br />
Unutamadım seni</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/bile-bile-yandi-yuregim-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>en yeni erkek bebek isimleri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/en-yeni-erkek-bebek-isimleri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/en-yeni-erkek-bebek-isimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 16:21:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15982</guid>
		<description><![CDATA[A Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han&#8217;ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı. Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça, Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey Akad: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>	A</strong><br />
Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren<br />
Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han&#8217;ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı.<br />
Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse<br />
Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça,<br />
Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa<br />
Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey<br />
Akad: Mezopotamya&#8217;da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad<br />
Akalp: Ak yiğit, ak er, temiz yiğit<br />
Akan: Akıp gitmekte olan<br />
Akant: Beyaz yemin, ak yemin<br />
Akarca: Akıp giden su, akan su, akarsu<br />
Akarsel: Akıp giden sel.<br />
Akata: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata<br />
Akay: Parlak ay, aydınlık, ışık ay, dolunay adam, erkek, kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa<br />
Akba: Sazlık, bataklık, ağba<br />
Akbaran: Ak güç<br />
Akbatu: Temiz ve güçlü<br />
Akbatur: Namuslu ve yiğit<br />
Akcan: Temiz can<br />
Akdemir: Dövme demir<br />
Akdeniz: Ülkemizin güneyindeki deniz<br />
Aker: Namuslu yiğit<br />
Akergin: Ak ve olgun<br />
Akgüç: Namuslu ve güçlü<br />
Akgün: Aydınlık gün, mutlu gün<br />
Akhan: Ak soylu han<br />
Akıman: Eli açık, yiğit, yiğit kimse<br />
Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı<br />
Akınalp: Akın yiğidi<br />
Akıner: Ekın eri, akın yapan er<br />
Akıntan: Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın<br />
Akkor: Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş<br />
Akköz: Ak renkte göz, ak kor<br />
Akman: Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı<br />
Akmeriç: &#8220;Ak gibi Meriç&#8221; duru sulu meriç<br />
Aköz: Özü ak, temiz,<br />
Akpolat: Ak çelik, Manas Destanı&#8217;nda geçen bir ad<br />
Aksal: &#8220;Sal&#8221; ile &#8220;ak&#8221;tan oluşmuş bir ad<br />
Aksan: Temiz, lekesiz ün<br />
Aksel: Beyaz sel<br />
Akşit: Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu<br />
Aktan: Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık<br />
Aktaş: Beyaz taş, kireçtaşı<br />
Akün: Iyi ad, temiz ad, temiz ün<br />
Alatan: Güneş&#8217;in doğuşundan önceki vakit<br />
Alaz: Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev<br />
Alçın: Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş<br />
Algan: Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren<br />
Algın: Sevdalı, tutkun, aşık, güçlü, dolgun, keskin,güzel<br />
Alhan: Al renkli prens<br />
Alkan: Kızıl kan<br />
Alkım: Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı<br />
Alkın: Korkusuz, yiğit, kızıl kın<br />
Alkun: El gün, herkes<br />
Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hz. Muhammedin&#8217;in damadı, dördüncü halife.<br />
Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit<br />
Alpagut: Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit<br />
Alpağan: Yiğit<br />
Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan<br />
Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel<br />
Alpdemir: Yiğit ve demir gibi<br />
Alpdoğan: Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan<br />
Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek<br />
Alperen: Yiğit ve ermiş kişi<br />
Alphan: Yiğit han<br />
Alpkan: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan<br />
Alsan: Ünlen, san, al tanın<br />
Altan: Kızıl şafak, kızıl tan, altın, Tatar hanlarına verilen bir unvan<br />
Altaner: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak<br />
Altay: Altın, yüce dağ, Orta Asya&#8217;daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları, Asya&#8217;da bir Türk budunu<br />
Altuğ: Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu<br />
Altunç: Kızıl tunç<br />
Altuner: Çok değerli kimse, altın yiğit<br />
Anı: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra<br />
Anıl: sakin,ağır, amaç, her zaman an<br />
Ant: Tanrı&#8217;yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme<br />
Aral: Asya&#8217;da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar<br />
Aran: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak<br />
Aras: Doğu Anadolu&#8217;da bir ırmak, Erzurum&#8217;a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal<br />
Arat: Yürekli kişi, yüreklilik<br />
Arca: Çam, çam ağacı, temiz<br />
Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı&#8217;nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer.<br />
Ardıl: Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen<br />
Arhan: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han.<br />
Arı: Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek,<br />
Arıca: Temizce arı gibi<br />
Arıcan: Temiz kimse<br />
Arıkan: Saf kan, temiz kan, soylu kan<br />
Arman: Dürüst ve temiz kişi<br />
Arın: Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş<br />
Arınç: Erinç, huzur, barış<br />
Arkan: Arı kan, temiz kan, soylu kan<br />
Arkın: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin<br />
Arkut: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu<br />
Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül<br />
Arman: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan<br />
Arol: Arı ol, çalışkan ol<br />
Arslan: Aslan<br />
Artun: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı<br />
Artunç: Arı tunç, katışıksız tunç<br />
Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar<br />
Ata: Baba, dede,soyun büyüğü.<br />
Atabey: Saygıdeğer kimse, Seçuklular döneminde bir ünvan<br />
Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan<br />
Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han<br />
Atak: Atılgan yiğit, yürekli<br />
Atakan: Atalardan gelen kan<br />
Atalay: Benim atam<br />
Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ<br />
Atıl: İleri doğru fırla<br />
Atılgan: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı<br />
Atınç: &#8220;Sevinç&#8221; &#8220;Övünç&#8221; gibi sözcükler örnekleşerek &#8220;atmak&#8221; eyleminden yapılmış bir sözcük<br />
Ayaz: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk<br />
Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila&#8217;nın amcasının adı)<br />
Ayberk: Ay kadar güzel olan<br />
Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına<br />
Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi&#8217;nde bir il<br />
Ayhan: Oğuzları oluşturan sağ kol Bozokların inadığı üç gök Tanrısından biri ve Oğuz Han&#8217;ın oğlu<br />
Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete&#8217;den oluşmuş bir ad<br />
Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam<br />
Aytun: Ay ve gece, Aylı gece<br />
Aytuna: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli<br />
Aytunca: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli<br />
Aytunç: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam<br />
Azrak: Çok az bulunur, değerli</p>
<p>B</p>
<p>Bahadır: Yiğit, batur<br />
Balamir: M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı&#8217;nı geçerek Rusya&#8217;yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı<br />
Balkır: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar<br />
Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek<br />
Baranalp: Güçlü yiğit<br />
Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel<br />
Barçın: Süslü ipekli kumaş<br />
Barın: Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada&#8217;ki büyük Türk boylarından birinin adı<br />
Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması<br />
Barkın: Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin<br />
Barlas: İyi savaşa, savaşçı yiğit<br />
Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı<br />
Bartunç: Güçlü tunç<br />
Başar: Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş<br />
Başaran: Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan<br />
Başer: Başta gelen kimse, başta gelen er<br />
Başhan: Hanların başı<br />
Batı: Güneş&#8217;in battığı yön<br />
Batıbek: Batı beyi<br />
Batıhan: Batının sultanı, hanı<br />
Batu: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön<br />
Batuhan: Bkz. Batuğhan<br />
Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır<br />
Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi<br />
Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan<br />
Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu&#8217;nun dördüncü sultanının adı<br />
Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi<br />
Bayhan: Zengin han<br />
Baykal: Yaban atı, Moğolistan&#8217;da büyük bir göl, deniz<br />
Baykam: Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse<br />
Baykan: Soylu kimse, zengin ve soylu<br />
Baysal: Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu<br />
Baysan: Varlıklı ve ünlü<br />
Bediz: Açık, belli, görünen. 2.Süs<br />
Beha: Ender, zor bulunan<br />
Behir: Deniz<br />
Beker: Güçlü, kuvvetli<br />
Bekir: Sabah erken kalkan.<br />
Bektürk: Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan<br />
Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi<br />
Beran: Koç başı<br />
Berdan: Eşitliği sağlayan kimse<br />
Berge: İz<br />
Bergin: Güçlü, kuvvetli<br />
Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan<br />
Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım<br />
Berkal: Sağlam, güçlü, sert ol<br />
Berkan: Parıldayış, şakıma<br />
Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya&#8217;da sıradağlar<br />
Berkay: Güçlü ve ay gibi<br />
Berke: Kamçı, kırbaç<br />
Berker: Güçlü, sağlam erkek<br />
Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş<br />
Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse<br />
Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse<br />
Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen<br />
Berksay: Sert kaya<br />
Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü<br />
Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse<br />
Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık<br />
Bilan: Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri<br />
Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı<br />
Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi<br />
Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi<br />
Birant: Yemin, tek ant<br />
Bircan: Yekvücut<br />
Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan<br />
Birol: Bir tane olan<br />
Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit<br />
Bolat: Çelik gibi sert<br />
Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar<br />
Borahan: Sert hakan<br />
Boran: Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı<br />
Buğra: Erkek deve<br />
Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad<br />
Bulut: Havadaki su buharının yükselip yoğunlaşmasıyla oluşan su damlacıkları birikintisi<br />
Burak: Hz. Muhammed&#8217;in Miraç&#8217;da bindiği atın ismi<br />
Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt<br />
Burkay: Buruk ay<br />
Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha</p>
<p>C</p>
<p>Calp: Güçlü<br />
Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet<br />
Canberk: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam<br />
Caner: Yürekten sevilecek kimse<br />
Cankat: &#8220;Cana can kat katmak&#8221;tan buyruk, ailemize can katasın<br />
Cankut: Kutlu kimse, uğurlu can<br />
Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimsel<br />
Cantekin: Biricik can, can şehzade<br />
Ceyhun: Orta Asya&#8217;da bir ırmak<br />
Coşku: Olağanüstü bir biçimde kendini gösteren duygu yükselmesi, heyecan</p>
<p>Ç</p>
<p>Çaba: Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç<br />
Çağ: Başı ve sonu belli olan ve bir özellik taşıyan, kimi zaman birkaç<br />
Çağan: Mutlu gün, bayram<br />
Çağatay: Cengiz Han&#8217;ın oğlu<br />
Çağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır<br />
Çağıl: Çağ ile ilgili, çakıl<br />
Çağın: Çağda olan, çağa uyan, çağa uygun, çağın olan<br />
Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar<br />
Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan<br />
Çağman: Çağdaş kimse, çağın insanı<br />
Çağrı: Birini bir yere çağırma işi, çağırma, yırtıcı bir kuş<br />
Çakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse<br />
Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat<br />
Çetin: Istenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp<br />
Çetinalp: Zorlu ve yiğit, sert yiğit<br />
Çevik: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı<br />
Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç<br />
Çoker: Çok yiğit</p>
<p>D</p>
<p>Dalan: Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı<br />
Demir: Yeraltından çıkarılan, türlü iştekullanılan dayanıklı bir maden, bu madenden yapılmış olan<br />
Demiralp: Demir gibi sağlam yiğit<br />
Demiray: Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel<br />
Demircan: Demir gibi sağlam kimse<br />
Demirhan: Yakut Türklerinden olan Sular arasında tanrı sayılan ve dağ Başlarında oturduğuna inanılan kutsal ruhlardan biri<br />
Demirkan: Sağlam ve güçlü kan<br />
Deniz: Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su<br />
Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı&#8217;na göre, Oğuz Han&#8217;ın altı çocuğundan En küçüğü, eski Türklerin inanışına göre doğa tanrılarından biri<br />
Deren: Tırmık da denilen bir tarım aracı; ekini biçip toplayan, derleyen<br />
Derin: Dibi, yüzeyin ya da ağzından uzak olan, çok içten gelen ve içe işleyen kendi türünde son derecesine ulaşmış, derinliği olan<br />
Devrim: Kısa zaman içinde gerçekleştirilen ve olumlu yönde önemli niteliksel Değişimlere yol açan haraket<br />
Dikmen: Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, dik, Yerdeki orman, yayla, dikilerek oluşturulan ağaçlık, çam ve başka Ağaçların gövdeleri, dik olan yer<br />
Dilmen: Dil bilen kimse, dilci<br />
Dinç: Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı<br />
Dinçalp: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit<br />
Dinçer: Güçlü er, güçlü kimse<br />
Dinçerk: Güçlü kuvvetli kişi<br />
Dinçtürk: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk<br />
Diren: Karşı koy, dayan, harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı<br />
Dirlik: Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç<br />
Doğa: Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat<br />
Doğan: Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin<br />
Doğanalp: Şahin ve yiğit yiğit kimse<br />
Doğanay: Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir<br />
Doğu: Güneş&#8217;in doğduğu yönden<br />
Doğuer: Doğu yiğidi<br />
Doğuş: Doğma, doğma biçimi, yaradılış<br />
Dolun: Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü<br />
Dolunay: Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay&#8217;ın on dördü Çok güzel kimse, Ay gibi kimse<br />
Dora: Doruk<br />
Doruk: Dağların, tepelerin en yüksek noktası, tepe<br />
Durukan: Temiz kan, saf kan<br />
Durul: Berraklaş</p>
<p>E</p>
<p>Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek<br />
Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı<br />
Efekan: Yiğit bir soydan gelen<br />
Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı<br />
Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan Sürdüren, üstün, sözünü, geçiren<br />
Ekin: Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman Oluncaya değin aldığı duruma verilen ad<br />
Emre: Dost, arkadaş, sevdalı, tutkun, ünlü, Türk ozanı Yunus&#8217;un adlarından biri<br />
Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından Uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş<br />
Eralkan: Al kanlı yiğit<br />
Eralp: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi,<br />
Eraltay: Altay dağlarından gelmiş yiğit<br />
Eray: Ay gibi yiğit<br />
Erberk: Sağlam, yiğit, sert yiğit<br />
Erbuğ: Yiğitler başı, komutan<br />
Erdağ: Dağ gibi er, dağ gibi yiğit<br />
Erdem: İyiliksever, acıma, alçakgönüllülük gibi övgüye değer niteliklerin genel adı<br />
Erdin: Ereğine ulaştın; Tanrı yolunda ermiş duruma geldin, olgunlaştın Yetiştin<br />
Erdinç: Dinç yiğit<br />
Erek: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç<br />
Erez: Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki<br />
Ergin: Olmuş, olgunlaşmış yetişmiş<br />
Ergün: Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar<br />
Erim: Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu, iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi<br />
Erinç: Mutluluk içinde yaşama, dirlik<br />
Eriz: Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu<br />
Erk: Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik<br />
Erke: İşe çevrilebilen güç,<br />
Erkmen: Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse<br />
Erkut: Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit<br />
Erman: Er kişi, yiğit kişi<br />
Erol: Yiğit ol, erkek ol, er ol<br />
Ersan: Yiğit ünlü, er sanlı<br />
Ersin: &#8220;yiğitsin&#8221; &#8220;erkeksin&#8221; erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın<br />
Ertan: Güneş&#8217;in doğma zamanından az önce, şafaktan önce<br />
Ertaylan: Yiğit ve uzun boylu kimse<br />
Erte: Sonraki, gün; şafak sökme zamanı; herhangi bir işteki ilk başarı<br />
Ertekin: Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens.<br />
Erten: Erkek tenli<br />
Ertürk: Yiğit Türk, erkek Türk<br />
Erün: Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit<br />
Eryiğit: Yiğit erkek<br />
Esen: Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı<br />
Esener: Sağlıklı yiğit<br />
Esentürk: Sağlıklı Türk<br />
Eser: Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur<br />
Esmen: Esen yel gibi kimse<br />
Eti: M.Ö. 1900-1200 yılları arasında Anadolu&#8217;da büyük bir Uygarlık kurmuş olan Orta Asyalı bir ulus<br />
Evre: Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama<br />
Evren: Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya<br />
Evrim: Ağır ağır ve kendiliğinden olan değişim, kendiliğinden gelişme<br />
Ezgü: İyi kimse</p>
<p>F</p>
<p>Fatih: Fetheden<br />
Ferdi: Bireysel, tek başına.<br />
Ferhan: Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme.<br />
Feridun: Tek başına, eşsiz.<br />
Ferit: Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz.<br />
Feyyaz: Berekeli, gür, verimli. Eli açık.<br />
Fırat: Bir nehir adı. Türkiye&#8217;den geçip Basra&#8217;ya dökülür.<br />
Furkan: İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren.</p>
<p>G</p>
<p>Gediz : Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi&#8217;nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe<br />
Gencer: Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer<br />
Genç: Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç<br />
Gençalp: Genç yiğit<br />
Gençer: Delikanlı, genç yiğit<br />
Geray: Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay<br />
Giray: Uygun, yaraşır, eski Kırım hanlarının ünvanı<br />
Girgin: Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse<br />
Göğen: Gök, mavi, yeşillik<br />
Gökalp: Gök gözlü yiğit<br />
Gökay: Mavi Ay; gökyüzündeki ay<br />
Gökberk: Mavi ve gözlü ve sert<br />
Gökdeniz: Mavi deniz<br />
Göker: Gökyüzünün yiğidi, gök yüzlü erkek, mavi gözlü kimse<br />
Gökhan: Oğuz Han&#8217;ın oğlu<br />
Gökmen: Mavi gözlü ve sarışın kimse<br />
Göksagun: Mavi gözlü hekim<br />
Göksel: Gökyüzüyle ilgili<br />
Göktan: Mavi şafak, mavi tan<br />
Göktuna: Mavi Tuna<br />
Göktunç: Mavi gözlü ve tunç gibi<br />
Göktürk: 552-745 yılları arasında Orta Asya&#8217;da hüküm süren, Bumin Han&#8217;ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin halkından olan kimse<br />
Gönen: Mutlu ol, sevin<br />
Gönenç: Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç<br />
Görkem: Gösteriş, görünüş, gürbüz, iyi gelişmiş, göz alıcı ve gösterişli olma hali, göz alıcılık, gösterişlilik<br />
Görkmen: Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek<br />
Güçhan: Çetin han, güçlü han<br />
Güçkan: Güçlü soydan olan kimse<br />
Güçlü: Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer<br />
Güçlüer: Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit<br />
Güçlütürk: Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk<br />
Gültekin: Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi<br />
Gün: Güneş&#8217;in yeryüzüne saçtığı ışık, gündüz, güneş<br />
Günal: Kırmızı Güneş, al Güneş<br />
Günalp: Güneş gibi ve yiğit<br />
Günay: Güneş ve ay, güneş gören yer, güney<br />
Günberk: Güneş gibi yakıcı ve sert<br />
Günce: Gün&#8217;e benzeyen, günü gününe tutulan, anıların yazıldığı defter<br />
Gündoğan: (Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan güneş, doğan gün</p>
<p>H</p>
<p>Hakan: Eskiden Türk imparatorlarına verilen unvan. Kağan<br />
Hansoy: Han soylu, bey soyundan gelen<br />
Heper: Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit<br />
Hınçal: Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al</p>
<p>I</p>
<p>Ilgar: Akın<br />
Ilgaz: Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi&#8217;nin en yüksek dağlar topluluğu<br />
Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi<br />
Işıner: Işın saçan yiğit<br />
Işıt: (Işımak&#8221;tan buyruk) ışık ver, aydınlat<br />
Işıtan: Aydınlatan, ışık veren<br />
Işkın: Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze kal su</p>
<p>İ</p>
<p>İçöz : İçi özü olan<br />
İlbay: Bir ilin, bir obanın yöneticisi<br />
İlbey: Ülkenin beyi, Orhan Gazi döneminde bir salla Rumeli&#8217;ye geçen Türk savaşçılarından, Rumeli de bir çok yeri alan kişi<br />
İlbilge: Ülkenin, yurdun bilgesi<br />
İldeniz: Ülkenin, yurdun denizi<br />
İlkan: İran&#8217;da İlhanlılardan sonra kendi adıyla bir devlet kuran Türk<br />
İlke: (İlk çocuk için) kendisinden vazgeçilmeyecek ana düşünce, Uyulması gereken davranış kuralı<br />
İlker: (Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek<br />
İlkut: Kutlu ülke, kutlu yurt<br />
İltan: Ülkenin ışığı<br />
İltay: Ülkenin yavrusu, çocuğu<br />
İltekin: Ülkenin şehzadesi<br />
İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, ülkesever, yurtsever<br />
İlteriş: Ülkeyi derleyip topralayan<br />
İmge: Düş, görüntü, tasarım<br />
İmre: Dost, arkadaş, ağabey<br />
İmren: (&#8220;İmrenmek&#8221;ten buyruk) beğenilen bir şeyin benzerini edinme İsteği, imrenme<br />
İnal: Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, prens, han<br />
İrtek: Erken doğan, er doğmuş</p>
<p>J</p>
<p>Jerfi : Derinlik</p>
<p>K</p>
<p>Kağan: Hanlar hanı, hakan, han, Orta Asya&#8217;da eskiden Moğol İmparatorlarına verilen unvan, İmparator<br />
Kanat: Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları<br />
Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir<br />
Kaner: Kanlı yiğit<br />
Kansu: Çerkez Memluk beyi, Çin&#8217;de bir il, Memluk Sultanlığının son Çerkez Sultanı<br />
Kaplan: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan<br />
Kapkın: Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan, alan, kapgın, kapan<br />
Karaca: Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağ keçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak)<br />
Karan: Karanlık<br />
Kartal: Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yıryıcı bir kuş<br />
Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert<br />
Kayatürk: Kaya gibi sağlam ve sert Türk<br />
Kayı: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora<br />
Kayıhan: Güçlü kağan, sert han, sağlam han<br />
Kayra: Tanrı yardımı; Tanrı&#8217;dan ya da büyük bir kimseden gelen iyilik, kayırma, yardım, destek<br />
Keskin: Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili<br />
Kıraç: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak<br />
Kıvanç: Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç<br />
Koçer: Koç yiğit, yiğitler yiğidi<br />
Koçhan: Yiğit kağan<br />
Konur: Kumral, kestanerengi, açık sarı, boz ile sarı arası, (renk) süslü, çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit<br />
Konuralp: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit<br />
Kor: İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı<br />
Koralp: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit<br />
Koray: Kor gibi kızarmış ay, kıpkırmızı ay<br />
Korcan: Kor ateş gibi kimse<br />
Korel: Kor ateş durumuna gelmiş el<br />
Korer: Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek<br />
Korkmaz: Hiçbirşeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli<br />
Korkut: Dedem Korkut öykülerinin anlatıcısı sayılan kişinin adından; &#8220;korkutmak&#8221;tan buyruk<br />
Köksal: &#8220;Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!&#8221;kökünü derinlemesine sal&#8221; &#8220;kökleş yerleş&#8221; anlamında buyruk<br />
Kubilay: Çin&#8217;de &#8220;Yu-An&#8221; adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han<br />
Kunt: Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert<br />
Kunter: Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit<br />
Kurt: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz<br />
Kurtuluş: Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma<br />
Kutay: Iyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi<br />
Kuter: Iyilik getiren yiğit, kutlu yiğit<br />
Kutlay: Uğurlu Ay, kutlu Ay<br />
Kutlu: Iyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu kutsal<br />
Kutsal: Tapınılacak ya da uğrunda can verilecek denli sevilen; Dokunulmaması gereken; uğur getirdiğine inanılan Uğurlu, kutlu<br />
Kutsay: Uğurlu say<br />
Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren bir kimsenin tam karşısına düşen yön</p>
<p>L</p>
<p>Lacin: Bir cins şahin &#8211; Sarp, yalçın<br />
Lami: Sert, çatık kaslı veya Aslan<br />
Lema: Herseye gücü yeten<br />
Lemi: Becerikli, atılgan<br />
Levent: Dünya,varlık</p>
<p>M</p>
<p>Malkoç: Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey&#8217;in adından<br />
Meriç: Bulgaristan&#8217;dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka Enez yakınlarında Ege Denizi&#8217;ne dökülen ırmak<br />
Meriçtan: Meriç Irmağı&#8217;nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti<br />
Mert: Sözünün eri; yiğit bahadır, batur<br />
Merter: Sözünün eri; yiğit<br />
Mertkal: Her zaman mert olarak yaşa<br />
Mertol: Sözünün eri ol, yiğit ol<br />
Mete: Hun Türklerinin büyük hakanı, babası Teoman&#8217;ı öldürerek yerine geçti. (M.Ö. 209), otuz beş yıl Hun tahtında kaldı, Oğuz Han olarak da bilinir Moğol Moğolistan halkından. Moğollar Orta Asya&#8217;da bir kavimdi; çok eski Çağlarda Türklerle aynı kavimdendi. Cengiz Han&#8217;ın kurduğu Moğol İmparatorluğu tarihte ünlüdür.<br />
Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut<br />
Müren: Dereden büyük akarsu, çay, ırmak moran</p>
<p>N</p>
<p>Nart: Yürekli, yiğit<br />
Nayman: Sekiz; Batı Moğolistan&#8217;da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu<br />
Nogay: 1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han&#8217;ca öldürülen kişi, Nogay Han<br />
Noyan: Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi<br />
Nurkut: Aydınlık sal, ışık ver<br />
Nursal: Aydınlık Sal, ışık ver<br />
Nuyan: Soylu kişi, noyan</p>
<p>O</p>
<p>Odil: O tatlı dil<br />
Olca: Savaşta ele geçirilen mal<br />
Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih<br />
Olgaç: Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili<br />
Oluş: Olma biçimi, var oluş<br />
Omay: Beğenilen, sevilen<br />
Ongu: Onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk<br />
Onur: Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum<br />
Onuray: Onurlu ve Ay gibi güzel<br />
Oray: Kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay<br />
Oskay: Neşeli, şen, sevinçli<br />
Oytun: Kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer, kendisinde kutsallık bulunan, kutsal</p>
<p>Ö</p>
<p>Öcal: Sana yapılan kötülüğün acısını çıkar, öcünü al<br />
Ödül: İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen armağan<br />
Öğün: (&#8220;Övünmek&#8217;ten buyruk) kendi kendini öv, kendi kendini yücelt, övün<br />
Öğünç: Övünülecek şey, kıvanç, övünç<br />
Öke: Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi<br />
Ökmen: Akıllı, zeki<br />
Öktem: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü<br />
Ökten: Güçlü, yiğit<br />
Önal: Önce davran, başa geç<br />
Önalan: Önce davranan, önde giden, başa geçen<br />
Öncel: Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren<br />
Öncü: Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan<br />
Öncüer: Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit<br />
Önder: Yol gösterici, kılavuz; büyük bir işte, toplumsal bir olguda önde giden, kendine başkalarını uyduran ve onları yöneten kimse, şef, lider<br />
Önel: Bir işin yapılması için verilen süre<br />
Öner: Önde gelen yiğit önde giden erkek<br />
Över: Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun Değerini belirtir.<br />
Övgü: Övmek için söylenen güzel söz, övme<br />
Övün: Kendi kendini öv, kendini yücelt<br />
Övül: Başkasınca beğenil ve iyiliklerin söylensin<br />
Övünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç<br />
Özay: Özü Ay gibi<br />
Özbek: Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya&#8217;da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse<br />
Özberk: Özü sert, özü sağlam<br />
Özcan: Bir kimsenin kendi öz canı olan<br />
Özdilek: İçten dilenen şey, içsel dilek<br />
Özdoğa: Özce doğaya benzeyen kimse<br />
Özel: Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan; her Vakit görülenden ayrı, alışılmıştan, olağandan ayrı<br />
Özen: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma, özenme<br />
Özenç: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma işi, özenme işi, özen<br />
Özer: Özü yiğit, özce erkek, yiğit<br />
Özerk: Kendi kendini yöneten<br />
Özgen: Yapıp ettiklerinden hiç kimseye karşı sorumlu olmayan, özgür<br />
Özgü: Belli bir şeyde ya da kimsede bulunan, başkasında olmayan<br />
Özgül: Pözü gül kimse; özellikle bir türle ilgili olan, o türe özgü olan<br />
Özgün: Hiç kimseye benzemeyen<br />
Özgür: Başkasının kölesi olmayan, eyleminde kimseye hesap vermeyen, hür<br />
Özinal: Özü inanç verici<br />
Özinan: Özü inandırıcı<br />
Özkan: Soylu kan<br />
Özler: Göreceği gelir, hasret çeker<br />
Özmen: Özlü kimse, içten kimse<br />
Özok: Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse<br />
Özol: Bir şeyin en güçlü bölümü ol, özü ol<br />
Özsel: Özü sel gibi olan, kimse; içle ilgili, içsel<br />
Özsoy: Özü temiz, soylu kimse<br />
Öztan: Gerçek şafakn<br />
Öztekin: Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade<br />
Öztuna: Gerçek Tuna Irmağı<br />
Öztunç: Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç<br />
Öztürk: Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk</p>
<p>P</p>
<p>Pamir: Orta Asya&#8217;da yükseltilerle dolu kütle, yayla<br />
Par: Çeşme; bahçe, gül bahçesi, alev<br />
Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan<br />
Pasin: Eski bir Türk oymağını adı<br />
Pekcan: Sağlam, dayanıklı can; güçlü can; çok cana yakın<br />
Peker: Sert yiğit, sağlam, dayanıklı yiğit, sıkı yiğit, çok yiğit, pek yiğit<br />
Pekin: Kuşkuya yer olmayacak denli kesin<br />
Pekiner: Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit<br />
Pekşen: Çok şen<br />
Perk: Sağlam, güçlü, sert, berk<br />
Polat: Sertleştirilmiş demir, su verilmiş demir, çelik; çelik gibi sert<br />
Polatalp: Çelik yiğit<br />
Polathan: Çelik gibi sert han, çelik kağan<br />
Polatkan: Çelik kan, sağlam kan<br />
Pusat: Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah</p>
<p>R</p>
<p>Raci: Sezgi, anlayış, dikkat<br />
Rasin: Beyaz ay,dolunay<br />
Rasit: Dürüst, güvenilir<br />
Refik: Yüce,ulu<br />
Reha: Candan, cana yakın<br />
Renan: Kızıl kan<br />
Resat: Kahraman, cesur, savasçi<br />
Resit: Yigit,cesur<br />
Rusen: Sabah günes dogarkenki zaman<br />
Rüçhan: Orta Asya&#8217;da Tanri dağı,bir Türk boyu</p>
<p>S</p>
<p>Sağcan: Sağlıklı can, sağlıklı kimse<br />
Sağun: Saygıdeğer, kutsal kimse; hekim, doktor<br />
Sağlam: Dayanıklı, kolay bozulmaz; yıkılmaz; zarar görmemiş, bozulmamış; güvenilir, dürüst<br />
Salgır: Akarsu<br />
Salman: Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan<br />
Saltuk: Kendi başına bir varlığı olan; Doğu Anadolu&#8217;da kurulan<br />
Sanal: Ün kazan, ünlü ol<br />
Sanalp: Ünlü yiğit<br />
Sanberk: Ünü sağlam<br />
Sancar: Eski Türk adlarından; kısa kama<br />
Sançar: Sancar<br />
Saner: Ünlü yiğit, tanınmış kimse<br />
Sanlı: Çok tanınmış, herkesçe bilinenen, ünlü<br />
Saran: Çevresini kuşatan, çevreleyen; kollarının arasına alan; hoşa giden, beğenilen Sargın insanı saran, çeken, çekici; sevimli; candan, içten, yürekten, tutkun, istekli<br />
Sarp: Geçilmesi, çıkılması güç, çok dik<br />
Sarper: Dikbaşlı yiğit, sarp yiğit<br />
Sarphan: Sarp kağan<br />
Saruhan: Sarı kağan, sarı han; Saruhan, Selçuk uçbeylerindendi, Manisa&#8217;yı alarak Saruhanlı Beyliği&#8217;ni kurmuştu<br />
Savaş: Birbirine düşman iki ordunun çarpışması, silahlı eylem<br />
Saygın: Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören<br />
Sayhan: Saygı gösteren kağan<br />
Sayıl: Kendini saydır, saygı gör, önemsen<br />
Seçen: Iyiyi kötüden ayıran, seçme işini yapan kimse<br />
Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılan; benzerleri arasında göze çarpan; seçilmiş<br />
Seçkiner: Herkesçe beğenilen yiğit<br />
Sel: Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşarak önüne Gelen herşeyi alıp götüren taşkın su<br />
Selçuk: Küçük sel; tezcanlı, evecen, hızlı; Selçuklulara adını veren Sultan Selçuk&#8217;tan<br />
Sencer: Halden bilen kimse; kale, hisar; Çağatay hanlarından birinin adı<br />
Sener: Sen yiğitsin<br />
Seren: &#8220;sermek&#8221; eylemini yapan; gemilerde yelken direği<br />
Sergen: Sergilenmiş olan, sergi; raf<br />
Sert: Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan; hoşgörüsüz<br />
Seyhan: Çukurova&#8217;da Adana&#8217;dan geçerek Akdeniz&#8217;e dökülen büyük ırmak<br />
Seyhun: Orta Asya&#8217;da bir ırmak<br />
Sezgin: Sezme yeteneği olan kimse, sezici<br />
Somer: Katışıksız yiğit, tam yiğit<br />
Sona: Bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk<br />
Sonay: Artık ondan sonrası olmayan Ay; (mecaz olarak) son çocuk<br />
Soner: Artık ondan sonrası olmayan yiğit; (mecaz olarak) son erkek Çocuk, son yiğit<br />
Sorkun: Bir tür söğüt<br />
Soydan: Soylu, iyi bir soydan gelen<br />
Soyer: Soyu er, soyu yiğit, soylu yiğit<br />
Soyhan: Soyu han olan, kağan soylu<br />
Soykan: Soylu kan<br />
Soylu: Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan<br />
Sökmen: Selçuklular çağında Hasankeyf Artuklu Beyliği&#8217;ni kuran<br />
Sönmez: Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar<br />
Sözen: Iyi ve güzel konuşan kimse<br />
Sözer: Iyi ve güzel konuşan yiğit; sözünün eri kimse<br />
Süalp: Asker yiğit<br />
Süer: Er yiğit, yürekli kişi, asker yiğit<br />
Sümer: Aşağı Mezopotamya&#8217;da bir bölge Sümer ülkesi; M.Ö. 400 Yıllarında bu bölgede devlet kuran bir türk kavmi</p>
<p>Ş</p>
<p>Şahin: Küçük kuşlarla beslenen, eğitilerek kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş sınıfı ve bu sınıftan bir kuş, doğan<br />
Şahinalp: Şahin gibi yiğit<br />
Şahiner: Şahin gibi yiğit<br />
Şan: İyi tanınma, ün<br />
Şanal: Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol<br />
Şanlı: Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi<br />
Şanlıbay: İyi ün sahibi ve varsıl kimse<br />
Şansal: Adını, şanını her yana duyur, şan ver<br />
Şanver: Ünün, şanın her yana yayılsın<br />
Şaylan: Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik<br />
Şen: Yaşamından memnunluğunu davranışlarıyla gösteren, bunu çevresindekilere de yayan kimse, neşeli<br />
Şener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek<br />
Şenol: Her zaman neşeli ol<br />
Şensoy: Soyu şen kimse, şen soydan<br />
Şimşek: Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun elektrik akımı; (mecaz olarak) çok hızlı kimse<br />
Şölen: Eğlenmek ya da bir güzel olayı kutlamak için yapı</p>
<p>T</p>
<p>Tağalp: Dağ gibi yiğit<br />
Talas: Yelin kaldırdığı toz; kasırga, fırtına<br />
Talay: Dal gibi ince, Ay gibi güzel; çok büyük göl, deniz<br />
Talaz: Dalga, kasırga, fırtına.bkz. Talas<br />
Talu: İyi, güzel, seçilmiş, seçkin<br />
Tamar: Bkz. Damar<br />
Tamay: Dolunay, ay&#8217;ın dolgun durumu<br />
Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit<br />
Tamerk: Tam güçlü, özerk<br />
Tan: Güneş&#8217;in doğmasından önceki zaman, şafak<br />
Tanalp: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi<br />
Tanay: Şafak kızıllığının Ay&#8217;ı, şafak vaktinin Ay&#8217;ı<br />
Tanberk: Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse<br />
Tanbey: Şafak beyi, şafak vaktinin beyi<br />
Taner: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi<br />
Tanerk: Şafak gücü; güçlü şafak<br />
Tangör: Şafağın doğuşunu gör<br />
Tanıl: Herkesçe bilin, ünlen, tanın<br />
Tanju: Yücelik, ululuk, Çinlilerin Türk hakanlarına verdiği unvan, Kağan, hakan, hükümdar. Bkz Tanyu<br />
Tankut: Uğurlu şafak vakti; şafak uğuru; kutlu şafak<br />
Tansel: Şafak vaktinin seli<br />
Tansoy: Şafak gibi güzel soydan kimse<br />
Tansu: Şaşkınlık verecek denli güzel şe, olağanüstü şey, insanları Hayran eden ve doğaüstü sayılan olay, mucize<br />
Tanyel: Şafak vaktinin yeli<br />
Tanyer: Şafağın doğduğu yer<br />
Taran: Tarla, geniş toprak, geniş yer<br />
Tarhan: Soylu kimse, bey varsıl kimse<br />
Tarkan: Eskiden bey, vezir gibi kullanılmış bir san; saygıdeğer kimse; Dağılmış bir durumda olan, karmakarışık, dağınık<br />
Taşan: Yükselerek bulunduğu yerin kıyısından aşan, kabına sığmayan<br />
Taşar: Kabına sığmaz, coşar, coşkun<br />
Taşkın: Taşmış bir durumda olan, coşkun; su baskını<br />
Taylan: Uzun boylu ve yakışıklı kimse<br />
Tekant: Tek yemin<br />
Tekay: Biricik Ay,<br />
Tekin: Bir tane, biricik, bir benzeri daha olmayan; beyoğlu, yiğit şehzade<br />
Teoman: Hun İmparatoru Mete&#8217;nin, yani Oğuz Han&#8217;ın babası<br />
Tınaz: Ot ya da saman yığını; ekin yığını, yığı<br />
Timuçin: Büyük Moğol İmaparatorluğu&#8217;nun kurucusu Cengiz&#8217;in asıl adı<br />
Timur: Demir; Timurlenk, aksak timur da denilen ünlü Türk-Moğol İmparatoru, yıldırım Beyazıt&#8217; tutsak eden kimse<br />
Tokcan: Doymuş kimse<br />
Toker: Gözü gönlü tok yiğit<br />
Tolga: Savaşta askerlerin başlarına giydikleri demirden yapılmış koruyucu başlık<br />
Tolonay: Dolunay, Ay&#8217;ın on dördündeki durumu<br />
Tolun: Dolgun, dolun, bedir<br />
Tonguç: Ilk çocuk; çocuk<br />
Toprak: Toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik Cisimlerden oluşan ve üzerindeki bütün canlılara yaşama ortamı sağlayan madde; kara; ülke, yurt; topraktan yapılmış<br />
Toros: Anadolu&#8217;nun güneyinde, Akdeniz boyunca uzanan ünlü sıradağ<br />
Toygar: çayırkuşu, tarlakuşu, torgay, turgay<br />
Tuna: Karaormanlardan doğup Karadeniz&#8217;e dökülen, Abrupa&#8217;nın Volga&#8217;dan sonra en uzun ırmağı<br />
Tunacan: Sevgili Tuna, can Tuna<br />
Tuncel: Tunçtan yapılmış el<br />
Tuncer: Tunçtan yiğit, tunç gibi sağlam yiğit<br />
Tunç: Bakır, çinko ve kalayın karışımından oluşan, pirince Benzeyen koyu kızıl alaşım<br />
Tunga: Alper Tunga adlı söylence yiğidinin adından biri; yiğit, güçlü; Kaplan türünden yırtıcı bir hayvan<br />
Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim<br />
Türkcan: Can türk, sevgili Türk<br />
Türker: Yiğit Türk, er Türk<br />
Türkmen: Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse</p>
<p>U</p>
<p>Uca: Ulu, yüce, yüksek, erişilmez<br />
Uğur: İnsana iyilik getirdiğine inanılan doğaüstü güç ya da bir iyiliğin muştucusu sayılan herhangi bir belirti; iyilik kaynağı olan şey<br />
Uğuralp: Uğurlu yiğit<br />
Ulaş: (&#8220;Varmak, ardından koşup yetişmek&#8221; anlamına gelen &#8220;ulaşmak&#8221;tan Buyruk) yetiş, eriş<br />
Ulu: Çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyük;<br />
Ulualp: Yüce yiğit, ulu yiğit<br />
Ulubay: Yüce ve zengin kimse<br />
Uluhan: Yüce kağan<br />
Umay: Hint Okyanusu adalarında bulunan güvercin büyüklüğünde Zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinde Uçtuğu kişiye zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan masal kuşu, devlet kuşu, devlet kuşu; tanrıça<br />
Umut: Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey, ümit<br />
Ural: Asya&#8217;da bir sıradağ; bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi&#8217;ne dökülen bir ırmak<br />
Utkan: Ateşli kan, od kan<br />
Utku: Birçok emek ve çekinceli uğraşmalar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer<br />
Uygar: Uygarlığın olanaklarından yararlanan ya da böyle olanakları olan bir ülkede yaşayan<br />
Uygur: VII. Yüzyılda Orta Asya&#8217;da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse<br />
Uysal: Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar<br />
Uzay: Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk<br />
Uzel: Usta el, becerikli el, işe yatkın el<br />
Uzer: Becerikli yiğit</p>
<p>Ü</p>
<p>Üçer: Üç yiğit<br />
Ülgen: Ulu, yüce, yüksek, sağlam; iyilik tanrısı<br />
Ülkü: Kişiyi umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek<br />
Ünal: Ad sahibi ol, ünlen, tanın<br />
Ünalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi<br />
Ünalp: Ünlü yiğit<br />
Ünay: Ünlü ve ay gibi kimse, ünü olan Ay<br />
Üner: Ünlü yiğit<br />
Ünlü: Herkesçe tanınan, ün salmış olan, tanınmış<br />
Ünol: Şan ol, ünlü ol<br />
Ünsal: Her yana adını duyur<br />
Ünver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen<br />
Ürkmez: Korkmaz<br />
Ürün: Doğadan elde edilen yararlı şey</p>
<p>V</p>
<p>Varan: Giden, varan<br />
Varlık: Var olan her şey; önemli, yararlı, değerli şey; var oluş; para Mal, mülk ve genel olarak zenginlik Varol her zaman yaşa<br />
Vural: Vurarak al, vurup al.<br />
Vurgun: Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun</p>
<p>Y</p>
<p>Yağan: Yağış<br />
Yağız: Koyu buğday rengi, esmer<br />
Yağızalp: Esmer, yiğit, karayağız yiğit<br />
Yalaz: Ateş dili, ateşin her yana uzanan dili, yalım, alaz<br />
Yalazalp: Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit<br />
Yalçın: Düz, çıplak ve dik; düz, kaygan, sarp, dik<br />
Yalçıner: Sarp yiğit, dik yiğit<br />
Yalgın: Ilgım, serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek<br />
Yalım: Ateşin dili, alaz, yalaz, yalaza, alev<br />
Yalın: Çıplak; içine başka şey katılmamış, sade; gösterişsiz, süssüz<br />
Yalınalp: Katışıksız yiğit, sade yiğit<br />
Yalkın: Yalnız, tek, tek başına; ince, zayıf<br />
Yalman: Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın<br />
Yamaç: Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı, bayır; karşı<br />
Yaman: İşbilir, kurnaz, becerikli<br />
Yankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses<br />
Yavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz<br />
Yavuzalp: Korkusuz yiğit, yaman yiğit<br />
Yenal: Yenerek al<br />
Yener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir<br />
Yengi: Üstün gelme, yenme, utku, zafer<br />
Yetkin: Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş<br />
Yıldıralp: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit<br />
Yıldıray: Parıldayan Ay, ışık saçan Ay<br />
Yıldırım: Büyük bir ışıkla gürültü çıkararak hava ile yer arasında olan elektrik Boşalması, şimşek; Osmanlı İmparatoru Yıldırım Beyazıt&#8217;ın adından<br />
Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam<br />
Yiğitalp: Yiğitler yiğidi, erler eri<br />
Yiğitcan: Güçlü ve yürekli kimse<br />
Yöntem: Bir işte tutulacak yol, ereğe ulaşmak için tutulacak özenli yol<br />
Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse<br />
Yüce: Yüksek, büyük, erişimez, ulu<br />
Yücel: Yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, Büyük ol, ulu ol<br />
Yüksel: Yükseklere çık, yücel; ilerle</p>
<p>Z</p>
<p>Zafer: Amaca ulaşma, başarı &#8211; Düşmanı yenme<br />
Zahit: Parlak yıldız<br />
Zahir: Zekeriya&#8217;nın oğlu olan peygamber &#8211; Allah lütufkardır anlamında<br />
Zekai: Zeka ile ilgili<br />
Zekeriya: Erkek &#8211; Bir peygamber<br />
Zeki: Çabuk anlayan, kavrayan<br />
Zeynel: Zenelabidin&#8217;in kısaltılmışı<br />
Zihni: Akılla ilgili<br />
Ziya: Aydınlık, nur<br />
Zobu: Itiyarı, delikanlı; hovarda<br />
Zorlu: Güçlü; tuttuğunu koparan<br />
Zobu: Itiyarı, delikanlı; hovarda<br />
Zorlu: Güçlü; tuttuğunu koparan </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/en-yeni-erkek-bebek-isimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>merserize örgü modelleri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/merserize-orgu-modelleri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/merserize-orgu-modelleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 11:15:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15978</guid>
		<description><![CDATA[merserize örgü modelleri ve yepyeni örgüler merserize modelleri ve seçenekleri en güzel ve yeni modelleri ile sizlerin yanındayız artık sizde merserize örgü modeli ve farkı ile yeniliğini tadınız sizde farkınızı yaratmak için merserize modeli ve seçenekleri ile alımlarını yakalayınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>merserize örgü modelleri</strong> ve yepyeni örgüler merserize modelleri ve seçenekleri en güzel ve yeni modelleri ile sizlerin yanındayız artık sizde merserize örgü modeli ve farkı ile yeniliğini tadınız sizde <em>farkınızı yaratmak için merserize modeli ve seçenekleri ile alımlarını yakalayınız.</em></p>
<p><a href="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/merserize-modeli.jpg"><img src="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/merserize-modeli-232x300.jpg" alt="" title="merserize modeli" width="232" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-15979" /></a></p>
<p><a href="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/merserize-yelek.jpg"><img src="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/merserize-yelek.jpg" alt="" title="merserize yelek" width="183" height="275" class="alignleft size-full wp-image-15980" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/merserize-orgu-modelleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>nako örgü modelleri</title>
		<link>http://www.gazetedunyasi.com/nako-orgu-modelleri.html</link>
		<comments>http://www.gazetedunyasi.com/nako-orgu-modelleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 11:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetedunyasi.com/?p=15973</guid>
		<description><![CDATA[2012 nako örgü modelleri ve nakonun en güzel modellerini sizlere açıklamalı olarak sunuyoruz sizde farkınızı ve yeniliğinizi kavuşturmak istemezmisiniz işte bu nako ile mümkündür artık sizinde farkınız olmasını istiyorsanız nako örgüleri ile farkınıza fark katınız ve yeniliğinizi konuşturunuz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2012 nako örgü modelleri</strong> ve nakonun en güzel modellerini sizlere açıklamalı olarak sunuyoruz sizde farkınızı ve yeniliğinizi kavuşturmak istemezmisiniz işte bu nako ile mümkündür artık sizinde farkınız olmasını istiyorsanız<em> nako örgüleri ile farkınıza fark katınız ve yeniliğinizi konuşturunuz.</em></p>
<p><a href="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nako-erkek.jpg"><img src="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nako-erkek-237x300.jpg" alt="" title="nako erkek" width="237" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-15974" /></a></p>
<p><a href="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nakolar-2012.jpg"><img src="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nakolar-2012-237x300.jpg" alt="" title="nakolar 2012" width="237" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-15976" /></a><br />
<a href="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nako-erkek.jpg"><img src="http://www.gazetedunyasi.com/resimler/nako-erkek-237x300.jpg" alt="" title="nako erkek" width="237" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-15974" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetedunyasi.com/nako-orgu-modelleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

